NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin ardından günlerce birçok ayrıntı konuşuldu. Zirvede ikram edilen yemeklerden Donald Trump için yapılan özel düzenlemelere, konukların mehter marşıyla karşılanmasından Emmanuel Macron’un sabah sporuna, liderlere sunulan hediyelerden Ajda Pekkan konserine kadar organizasyonun pek çok detayı gündeme geldi.
Ancak zirvenin en dikkat çekici ayrıntılarından biri neredeyse hiç konuşulmadı.
Niğde Koyunlu’da doğan Hayri Aslan ve oğlu Hasan Aslan’ın hikâyesi, yıllar sonra dünyanın en güçlü liderlerinin üzerinde yürüdüğü turkuaz halılara dönüştü. Hayri Aslan ve oğlu Hasan Aslan’ın attığı temeller üzerine yükselen Samur Halıları, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nde Beştepe’nin protokol salonlarında dünya liderlerinin üzerinde yürüdüğü turkuaz halılara imza attı.
Fotoğraf: Mynet
Bu halılar yalnızca bir protokol detayı değildi. Aynı zamanda Anadolu’dan doğan bir girişimcilik hikâyesinin, üretim kültürünün ve Türk sanayisinin ulaştığı seviyenin sessiz bir simgesiydi.
Hayri Aslan ve oğlu Hasan Aslan’ın başarı yolculuğu, 1950’li yıllarda kurdukları Şark Halı Pazarı ile başladı. Türkiye’de modern halıcılık sektörünün gelişmeye başladığı yıllarda atılan bu adım, ilerleyen dönemde kurulacak sanayi yatırımlarının da temelini oluşturdu.
Bayrağı babası Hayri Aslan’dan devralan Hasan Aslan, 1973 yılında Samur Halı Fabrikası’nı kurma fikrini babasıyla paylaştığında beklemediği bir yanıt aldı. Hayri Aslan, “Paranı kaybedersin, yapma bu işi.” diyerek oğlunu vazgeçirmeye çalıştı. Ancak Hasan Aslan, projesine ve Türkiye’de duvardan duvara halının geleceğine yürekten inanıyordu. Tüm tereddütlere rağmen kararından vazgeçmedi ve Samur Halıları’nın temellerini attı.
Hayri Aslan ve oğlu Hasan Aslan Samur Halı Fabrikası’nın açılışında.
Hasan Aslan’ın bu vizyoner kararı, yıllar içinde Türkiye’de duvardan duvara halı üretiminin öncü markalarından birinin doğmasını sağladı. Üretimde kaliteyi, dayanıklılığı ve yenilikçi anlayışı esas alan Samur, kısa sürede sektörün en önemli oyuncuları arasında yer aldı. Markanın hafızalara kazınan reklamlarından birinde ise ürettiği halının dayanıklılığını göstermek amacıyla halının üzerine bir uçak indirilmiş, bu sıra dışı tanıtım uzun yıllar hafızalardaki yerini korumuştu.
Dayanıklılığını vurgulamak amacıyla üzerine uçak indirilen Samur Halı reklamı, o yıllarda çok konuşulmuştu.
1986 yılında kurulan Ortadoğu Rulman Sanayi ile üretim vizyonunu farklı bir sektöre taşıyan Hasan Aslan, daha sonra Isparta Mensucat Sanayi’ni de bünyesine katarak sanayi yatırımlarını büyüttü. Ancak grubun lokomotif şirketi, bugün de duvardan duvara ve karo halı üretimi gerçekleştiren Samur Halıları olmayı sürdürdü.
Samur markasının ismi de markanın karakterini yansıtan özel bir anlam taşıyor. Hasan Aslan’ın kızı, Şirketin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aynur Azgur’un verdiği bilgiye göre marka, yumuşak ve kaliteli dokusuyla bilinen samur hayvanından ilham alınarak adlandırıldı.
Bugün elli yılı aşkın geçmişiyle sektörünün öncü kuruluşları arasında yer alan Samur Halıları, yalnızca yaşam alanlarının değil; Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin, önemli kamu kurumlarının, diplomatik temsilciliklerin, camilerin, otellerin ve Türkiye’nin birçok prestij projesinin de tercih ettiği markalar arasında bulunuyor.
Babaları Hasan Aslan’ın vefatının ardından şirketin yönetimini devralan Hasan Aslan’ın kızları Aynur Azgur ile Fatoş Aslan, ailelerinden miras aldıkları üretim kültürünü, kalite anlayışını ve çalışma disiplinini üçüncü kuşak olarak aynı kararlılıkla sürdürüyor.
Fatoş Aslan (solda) ve Aynur Azgur, babalarının vefatının ardından şirketi aynı kararlılık ve vizyonla yönetmeye devam ediyor.
Aynur Azgur, Cumhurbaşkanlığı protokol halılarının daha önceki yıllarda da Samur tarafından üretildiğini belirterek, NATO Zirvesi’nde kullanılan turkuaz halıların ise standart üretimin üzerinde teknik özelliklere sahip olacak şekilde, kendilerine iletilen kriterler doğrultusunda özel olarak dokunduğunu ifade etti.
NATO Zirvesi’nde kullanılan turkuaz renkli protokol halıları ve Beştepe’deki toplantılarda kullanılan halılar, bu köklü üretim geleneğinin uluslararası alandaki en dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Dünyanın en güçlü liderleri, belki de farkında olmadan, 1950’li yıllarda mütevazı bir halı mağazasında filizlenen girişimcilik ruhunun ve yarım asrı aşan üretim tecrübesinin üzerinde yürüdü.

Zirvede konuşulan birçok ayrıntı zamanla unutulacak. Ancak Beştepe’nin protokol salonlarında dünya liderlerini buluşturan turkuaz ve NATO rengi halılar, yalnızca bir zemin değil; Niğde’de başlayan, üç kuşaktır aynı kararlılıkla sürdürülen bir üretim geleneğinin ve Türk sanayisinin uluslararası alandaki saygınlığının sessiz tanığı olarak hafızalardaki yerini alacak.
2020 yılında hayatını kaybeden Hasan Aslan, babası Hayri Aslan’ın adını yaşatmak için yaptırdığı Çubuk Hayri Aslan Mesleki ve Teknik Lisesi’nin açılışında TBMM Eski Başkanı Bülent Arınç ile birlikte.




